İnsan bazı ihtiyaçlara sahiptir. İnsanın onsuz hayatta kalamayacağı, en gerekli olan bu ihtiyaçlara "temel ihtiyaçlar" denir. Bunlardan biri yemek yemek, bir diğeri ise su içmektir. Su, insan hayatı için büyük bir değer taşır. İnsan, su yokken hayatta kalmakta büyük derecede zorlanır. Su sadece insanlar için değil, diğer canlılar için de yararlı ve temel bir ihtiyaçtır. Ancak dünyada içilebilen su miktarı oldukça azdır. Buna rağmen insanlar suyu sonsuzmuş gibi tüketmeye devam ediyor.
Su kaynakları bu bilinçsiz ve umursamazca tüketim yüzünden azalıyor. Bu tüketim, su miktarını düşürdükçe bazı bölgelerdeki insanlar ve doğadaki canlılar susuz kalmaya başladı. Doğal su kaynakları olan akarsular, nehirler ve yeraltı suları tükenme noktasına geldi. Kuraklık dünyada hüküm sürmeye yaklaşırken insanlar bu duruma kulaklarını tıkıyor. Su ile ilgili reklam görseler atlıyorlar, bilinçlendirme kulübü açılsa gitmiyorlar, bu konuyu ele alan bir broşür görseler bakmıyorlar, ilgili bir program görseler kanal değiştiriyorlar. Oysaki birazcık zaman ayırsalar anlayacaklar ki su da sonsuz değil. Bu duyarsızlık ise dünyanın kurumasına, çoraklaşmasına ve çocuklara susuz, zorlu bir gelecek kalmasına neden oluyor. Bu olayların ardı arkası kesilmezken sadece birkaç kişi suyu bilinçli tüketiyor. Dünya litrelerce suyu boşa akıtıyor ve bunu normal karşılıyor. Herkes suyun değerini unutmuş.
Bu zor bir durum olsa da sorumluluğun çoğu küçük ellerde. Bizler suyun 2 hidrojen ve 1 oksijenden fazlası olduğunu bilir ve ona sahip çıkarsak insanlar da bilinçlenir. Bu konuya en iyi örnekler atalarımızdan verilebilir. Atalarımız suya verdikleri değeri pek çok şekilde anlatmıştır. Örneğin; "Su akar yolunu bulur", "Su akarken testiyi doldurmalı", "Su içene yılan bile dokunmaz" gibi atasözlerimiz vardır. Ayrıca kültürümüzde uzun bir yolculuğa çıkanların arkasından "Su gibi gidip su gibi gel" diyerek su dökülür; birine yardım ettiğimizde "Su gibi aziz ol" denir. Bunun daha pek çok örneği vardır.
Peki, biz ne yapabiliriz? Damlatan muslukları tamir ettirebilir, bulaşıkları elde yıkamak yerine bulaşık makinesi kullanabilir, duş sürelerimizi kısaltabilir, arabalarımızı hortum ile yıkamaktan vazgeçebiliriz. Açık olan muslukları kapatabilir, suyu boşa akıtanları uyarabilir ve diş fırçalarken suyu açık bırakmamaya özen gösterebiliriz. Bu küçük değişimler büyük fark yaratır ve geleceği güzelleştirir. "Ben sadece bir çocuğum" deyip kenara çekilmek yerine böyle birkaç küçük değişiklik yaparsak, geleceği gerçekten oldukça büyük bir dertten kurtarırız. Bu bize fark yaratma şansını tanır.
Uzun lafın kısası; su insan için vazgeçilemez bir değerdir ve bunun bilincinde olmak önemlidir. Ufacık bir değişim büyük bir fark yaratır. İşte bu yüzden suyun kıymetini bilmeli ve onun da tükenebilir bir kaynak olduğunun farkında olmalıyız.
Sude Azra DURHAN